Silva Özyerli
Ev Yapımı Likör
Likör Çeşitlerim
Likör Yazılarım
Karaladıklarım
Basın
Diyorlar ki
Ev Yapımı Likör
Geleneksel tatlar kullanılan malzemelerle her kültürde ayrı bir ifade bulsa da kabul etmek gerekir ki, temelde bir gönül işidir. Klasik deyişle elin bereketi de bu duygudan beslenir. İçinde bulunduğumuz tüketim toplumu sadece geçmişle olan bağımıza sekte vurmakla kalmıyor bu duyguyu da seyreltip zamanla yok olmasına zemin hazırlıyor. Çoğu zaman eş dost toplantılarında tüketim kültürüne dayalı sancılardan dem vururuz. Sanki hepimiz hazırlıksız bir zamana yenik düşmüşüz ve teslimiyet kaçınılmazmış gibi. Oysa ki bir durup soluklanmaya ihtiyacımız var.

Günümüzde hayatımıza renk kattığını düşündüğümüz her şeyi soğuk, kasvetli ve sıradan market raflarından satın almaya çalışıyoruz. Oysa hepimiz çok iyi biliyoruz ki, endüstriyel üretimde ne anne sevgisi bulunur ne bir anı, ne de duyguya dair ufak bir kırıntı.

Şöyle de söyleyebiliriz; hepimize geçmişimizi anımsatacak bir sişe veya kavanoz bir yerlerde unutulmuş duruyor. Bu kimi kez ninemizin reçel kavanozu, kimi zaman annemizin turşu kavanozu, ama illâki bir kavanoz. Bize geçmisi çağrıştıracak, bugünü ve birbirimizi daha anlamlı ve değerli kılacak bir rayiha her zaman mevcut. Ama öncelikle kendi rayihamızın farkına varabilmeliyiz.

Bir zamanlar evimizin baş köşesinde tuttuğumuz, şimdilerde anneanne vitrinlerinde hapsederek unuttugumuz rengarenk likör takımlarımız; ya da kristal karaflardan o küçücük kadehlere, kadehten dudağa, dudaktan gönüle akarken paylaştığımız lezzeti, zarafeti, sıklığı ve sıcaklığı nerelerde bıraktık, ne zaman unuttuk?

Likör yaparak uzun bir nefes aldığımı hissediyorum. Bu uzun nefes aynı zamanda içinde bulunduğum hoyrat zamandan beni koparan uzun bir an’a tekabul ediyor. O an kâh topraktan, kâh ağaçtan, kâh sudan besleniyorum.

Yüzümü Anadolu’ya çeviriyorum; güneşin ısıttığı, yağmurun berekelediği nice medeniyetlerin yaşam bulduğu topraklara dönüyorum yeniden. Güneşin sıcaklığını, kokusunu ve rayihasını içinde saklayan meyveleri arıyorum. Hatta bazen getirisi olmadığı için köylünün üretmek istemediği veya sadece kendi tüketimi için ürettiği meyveleri bulup çeşit çeşit likörler yapıyorum. Ve yine, yeniden geleceğe, toprağın, doğanın raksından doğan hasatlarla, emeğin ve sevginin dansına lezzetten ‘iz’ler bırakmaya çalısıyorum.

Ama tümüyle doğal.
Silva Özyerli © 2014. Tüm hakları saklıdır.
powered by sinaps iletisim